Kemik Erimesi(Osteoporoz)

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz bir modern çağ hastalığıdır.Yaşam süresinin uzaması ile osteoporozla ilgili komplikasyonlar katlanarak artmış,tanı yöntemlerinin gelişmesiyle de risk altındaki hastaları erken dönemde teşhis etmek mümkün olmuştur.

Osteoporoz Nedir?

Kemik kitlesinde azalma, kemik dokusunun mikro mimari yapısının bozulması ile karakterize bir hastalıktır. Buna bağlı olarak kemik kırılganlığında artış hastalığın en önemli özelliğidir. Vücudumuzdaki tüm dokular gibi kemiklerimizde yaşayan dokularımızdır. Hayatımız boyunca kemiklerimizde yapım ve yıkım devam eder. 30-35 yaşlarına kadar yapım yıkımdan fazladır böylece kemiklerimiz büyür, ağırlaşır ve yoğunlaşır. Bu yaşlardan sonra yavaş yavaş kemik yıkımı, kemik oluşumunu geçer ve bunun sonucunda da osteoporoz hastalığı gelişebilir. Kemik kaybının en hızlı olduğu dönem menopozdan sonraki ilk yıllardır.

Read the rest of this entry »

Ağız İçi İltihapları Stomatitler

Ağıziçinin tipik iltihapları ağızdaki nedenlerden kaynaklanıyorsa birincil, başka hastalıklardan kaynaklanıyorsa ikincil olarak nitelenir. Stomatit ağız mukozasının akut ya da kronik biçimde iltihaplanmasıdır. Ağız mukozasında enfeksiyona yol açabilecek duruma gelmiş çeşitli mikropların varlığına bağlı olarak gelişir. Kanamalı Stomatit kolayca kanayan dişeti mukozasının kızarması ve şişmesi ile kendini belli eder. Çoğu kez genel bir hastalığa, zehirlenmeye ya da vitamin yetmezliğine bağlıdır

Yunanca’da stoma “ağız”, itis “ilti­hap” demektir. Stomatit geniş anlamıy­la ağız içindeki bütün iltihaplan içerir. Dar anlamıyla ise gerçek ağız boşluğu mukozasıyla sınırlı olarak kullanılır. İl­tihap dildeyse glossit, dişeti mukozasındaysa jinjivit adını alır. Ağız mukozası doğrudan doğruya ağızdaki nedenlerle kolayca hastalanır. Ayrıca bazı genel hastalıkların da ilk belirtileri ağızda or­taya çıkar. Bu nedenle ağız içi iltihapları birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılır. İlki başka hastalıklara bağlı olmadan gelişir. İkincil olanlar başka organlann hastalanmasından sonra ortaya çıkar.

Read the rest of this entry »

Aft nedir ?

AFT TARİFİ
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.

Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.

Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?
Read the rest of this entry »

Panik Atak

Yeterince nefes alamadığınızı hissediyorsunuz, kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, içiniz sıkışıyor. Herkesin günlük yaşamında yaptığı bazı şeyleri yapamıyorsunuz; süpermarkete ya da sinemaya gitmek, uçağa ya da asansöre binmek gibi. Kaygılanıp, korkuyorsunuz. Korkularınızın herhangi mantıklı bir nedeni olmadığını biliyorsunuz ama yine de bu duygunuzla başedemiyorsunuz. Aklınızı yitireceğinizi, tümüyle kontolünüzü kaybedeceğinizi, bayılacağınızı hatta kalp kirzi geçirip öleceğinizi düşünüyorsunuz. Yalnız değilsiniz!
Read the rest of this entry »

Alkol Bağımlılığı

Tarihçe
* 8 bin yıl önce Mezopotamyalıların arpayı ekmek yapmak için ilk ıslah etmesiyle bira yapımı başladı.

* 6 bin yıl önce Sümerler, Godin Tepelerinde (Batı İran ve Anadolu) bira ve şarap içiyorlardı.

* Paleolitik çağda fermente edilmiş meyve, tahıl ve baldan alkol yapılıyordu.

* Metanol, Yunanca Methy ve Sanskritçe Madhu kelimelerinden gelir ve bal, sarhoş eden madde anlamına gelir.

* Alkol kelimesi Arapçadan gelmektedir.

* Distilasyon, İS 8. yy’da Arabistan’da başlamıştır.
Read the rest of this entry »

Hamilelikte ev ortamı nasıl olmalıdır ?

Hamilelikle ev ortamı, özellikle banyo ve tuvalet, kazalara, düşme ve kaymalara kar­şı düzenlenmelidir. Banyoda ve tuvalet­te iken gebeler kapıyı arkadan kilitlememelidir.

Hamilenin bulunduğu evde veya hiç değilse bulunduğu odada, si­gara içilmemelidir.
Ev günlük olarak ha­valandırılmalıdır.

Ayrıca bulaşıcı hastalığı olan yakınları ile hastalıklarının bulaşıcılığı geçene kadar aynı ev ortamında bulunmaması için ted­bir alınmalıdır.
Evde kedi-köpek vs.. besleniyorsa doğum sonrasına kadar evden uzaklaştırılmalıdır. Kedi dışkısından Toxoplazma denen bir enfeksiyon gebeye geçebilir, bu da bebek­te bazı sakatlıklara veya düşüğe sebep olabilir. (Bu enfeksiyon iyi pişirilmemiş, çiğ kalmış etlerin yenmesiyle de geçebilir. Bu yüzden etlerin iyi pişirildiğin­den emin olunmalıdır.).

Ayrıca ev ortamında stresli, üzücü konula­rın hamilelerin yanında konuşulması olabil­diğince engellenmelidir.

Sağlıklıksız Beslenme Kalbi Hızlı Yaşlandırıyor.

100 ülkeden toplam 189 kalp vakfı ve kardiyologlar topluluğunu bünyesinde barındıran Dünya Kalp Federasyonu bu yılki etkinliklerde, Kalbiniz Ne Kadar Genç? sloganını benimsendi.
Dünya Kalp Günü nedeniyle çeşitli ülkelerde bu çerçevede sağlık kontrolleri, yürüyüş ve koşular, bilimsel toplantılar, sergi, konser ve spor turnuvaları düzenlenecek.

Katılımcılardan da Kalbiniz Ne Kadar Genç? sorusunun yanıtını düşünmeleri istenecek. Dünya şampiyonu olan İtalya futbol takımının kaptanı Fabio Cannavaro da kampanyaya destek veriyor.

Cannavaro kampanya çerçevesinde yaptığı açıklamada, Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizler, hem kalbimi genç, hem de kariyerimi uzun tutuyor dedi. Dünya Kalp Federasyonunun açıklamasına göre fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve tütün kullanımı gibi sorunları yoluna koymak, bir kişinin kalp hastalığı riskini yüzde 80 oranında azaltabiliyor. Bu konuda dikkatli olmamak ise kalbi daha hızlı yaşlandırıyor.

Kalp hastalıkları dünyadaki bir numaralı ölüm nedeni. Her yıl 17,5 milyon kişi kalp hastalığı ve kalp krizinden ölüyor. Her hafta 1 saat koşmak bile, kalp hastalığı riskini yüzde 42 oranında azaltabiliyor.

Kalp Krizinden Nasıl Korunulur?

Kalp ve damar hastalarının, egzersiz sayesinde ve stresi azaltarak kalp krizi riskini en düşük seviyeye indirebileceği bildirildi.

ABD’nin Kuzey Carolina eyaletindeki Duke Üniversitesi Tıbbi Araştırma Merkezi tarafınca yürütülen bir araştırmada, spor yapan ve rahatlama seanslarına katılan kalp ve damar hastalarının, kalp krizi tehlikesinin azalmasını sağladığı belirlendi.

kalp krizi

Read the rest of this entry »

Seks sırasında en iyi zevki almak için 9 öneri

Seksologlara göre zevkli bir seksin yolu vücudunuzla barışık olmaktan ve fantezilerinizi geliştirebilmekten geçiyor.

20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.

Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.

Read the rest of this entry »

Vajina Kaşıntısı

Şikayet:

Vajinada kaşıntı veya aşırı, farklı renkli ve çürük kokan bir akıntının olması.

Nedenleri:

Mantar enfeksiyonu : Koyu, beyaz, peynirimsi bir akıntınız var, vajina bölgesinde tahriş ve kaşınma söz konusu. Mantar enfeksiyonu çoğu kez antibiyotik veya doğum kontrol hapları alındıktan sonra ya da hamilelik esnasında gelişir.

Read the rest of this entry »