GAZ OLUŞUMU ve GEĞİRMENİN AZALTILMASI İÇİN ÖNERİLER

 

Heyecanlı ve sinirli anınızda yemek yemeyiniz.

Yavaş yiyiniz, iyi çiğneyiniz, hava yutmayınız.

Sigara içmeyiniz, sakız çiğnemeyiniz, sakızlı şekerleri yemeyiniz.

Karbonatlı içecekler (soda, cola, gazoz vb.) gibi hava içeren besinlerden sakınınız.

Kurubaklagiller (kurufasulye, mercimek, bezelye vb.) fındık, fıstık, kuru üzüm, leblebi, çekirdek gibi kuruyemişler.

Lahana, karnabahar, turp, brokoli, salatalık, şalgam, soğan, kuşkonmaz vb. sebzelerden,

Erik, kayısı, elma, muz, kuru üzüm gibi meyvelerden,

Buğday ve buğday ürünlerinden (bulgur, yarma vb.)

Süt, dondurma vb.,

Kızaltılmış besinler, yağlı etler ve soslar

Çok şekerli ve ağdalı tatlılardan

ŞİŞKİNLİK ve GAZ YAKINMASI İÇİN DİYET ÖNERİLERİ

 

Barsak spazmı ve barsak hareketlerinin düzensizliği, mide boşalımının gecikmesi, hızlı yemek yeme gaza neden olabilir. Sıklıkla diyetteki basit değişiklerle tedavi edilebilir. Gaza neden olan besini tanımak ve elimine etmek için deneme diyetleri kullanılabilir. Bunun için birey öncelikle normal yemeye devam etmelidir. Daha sonra gaza neden olabilecek besinlerin bir grubu 1 hafta süre ile diyetinden çıkarmalıdır. Eğer gazda azalma yoksa, yiyecekler diyete geri konmalı ve diğer bir grup 1 hafta süre ile diyetten çıkarılmalıdır.

Bu uygulama, tolere edilebilir gaz düzeyine ulaşıncaya kadar izlenmelidir. Gaza neden olan besinler bazen tamamen elimine edilmezler. Bu besinlerin miktarının azaltılması ile de tolere edilebilir düzey belirlenebilir.

Örneğin günde 3 barsak süt aşırı gaza neden olurken, 1 bardak süt ile sorun olmayabilir. Bir çok bireyde diyete posa eklenmesi gaza neden olabilir. Bu sorun yine posanın kademeli artırılmasıyla azaltılabilir.

Diyet yapmadan sadece egzersizle zayıflanır mı?

Diyet Ve Tiroit İlişkisi

Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre %15-30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek çok zordur. Tiroit hormon ilaçları (Levotiron veya Tefor gibi) ile hastaların çoğunda tedaviyle birlikte kilo verme oluşursa da hastaların % 17’si kilo veremez. Özellikle menopozdaki kadınlarda bu durum daha sık görülür. Hem menopoz hem de tiroit yetmezliği kilo vermeyi engeller.

Tiroit bezi yetmezliği olmadığı halde kilo vermeye çalışan kişilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybının azaldığı veya durduğu bir dönem oluşur. Bu durum vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Vücudumuz daha fazla kilo verilmesine direnç göstermeye başlar. Bu direnç tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi bazı başka hormonların salınmasının artması ile de oluşur. Kalori alımı yani yenilen gıda alımı azaldıkça vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümü azalır ve sonuçta hücrelere giren ve etkili olan T3 azaldıkça metabolizmamız yavaşlar ve kilo veremeyiz.

Kalori alımı azaldıkça yani diyet yaparken az yemek yedikçe vücudumuzdaki yağlardan salgılanan Leptin isimli hormon kanda azalır. Azalan leptin hormonu ise beyindeki iştah merkezini uyararak iştahı artırır ve gıda alınmasını sağlar.

Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur. Bu hormon mideden salgılanmakta ve kana karışarak beyine ulaşıp yemek yemeyi artırmaktadır. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon kanda artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise henüz yoktur.

Bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksikliği özellikle çok önemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin tedaviyle düzeltilmelidir.

T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum minerali de etkili olduğundan kilo veremeyen kişilerde selenyum eksikliği olup olmadığına bakılması gerekir. Selenyum eksikliği varsa bu eksiklik giderilir. Ayrıca çinko, demir, bakır mineralleri de T4’ün T3’e dönüşümünde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadığına da bakılması gerekir.

Omega-3 alımını artırmak kilo vermede faydalı olabilir. Omega-3 yağ asitleri tiroit hormonlarının hücrelerdeki etkisini artırmaktadır.

Kanda insülin hormonu yüksek ise kilo vermede sıkıntılar oluşur. İnsülin yüksekliğini azaltmanın önemli bir yolu şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir. Beyaz ekmek, şeker, makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar insülin hormonunu kanda iyice artırarak kilo vermenizi önler. Bu gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi), kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve meyvelerle beslenmek gerekir.

Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların) sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini düşürmeye çalışır. İnsülin arttıkça da iştahta artma ve kilo alma oluşur. İnsülin hormonundaki yükselmeler gün içinde kan şekerinde düşme yaptığı için de yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfkelenme, birden sinirlenme, bağırma ve açlık hissi oluşur. Sizde bu belirtiler varsa kan şekerinizde düşmeler oluyor demektir. Bunu anlamak için 3-4 saatlik şeker yükleme testi yaptırmanız gerekir.

Stresli kişilerde stres hormonu dediğimiz kortizol artmaya başlar ve artan kortizol hormonu da kan şekerini yükseltir.

Yukarıda söz edilen faktörler hipotiroidili bir hastada kilo almaya, kan şekerinde düşmelere neden olur. Eğer kilo veremezseniz ileride bu defa şeker hastalığı gelişir.

Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.

İyi beslenmenize ve egzersiz yapmamıza rağmen zayıflayamıyorsanız doktorunuz size bazı ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar zayıflamanıza yardımcı olur.

Hipotiroidili hastalarda selenyum desteği almak T4 hormonunun T3’e dönüşümünü artırarak dokulardaki tiroit azlığını veya metabolizma yavaşlamasını artırmaya faydalı olabilir. Bu nedenle selenyum ölçümü yaptırınız. Eksiklik varsa doktorunuz size selenyum desteği için ilaç verecektir.

Kilo veremeyen tiroit yetmezlikli hastalarda T4 (Levotiron veya Tefor) ve T3 ilaçlarını birlikte almak bazen faydalı olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasında tutacak şekilde doktorunuz bu ilaçları ayarlayacaktır.

Yukarıdaki önlemlere rağmen kilo veremeyen kişilerde altta yatan diğer nedenleri araştırmak gerekir. Bunlar depresyon, stres, uyku bozuklukları, bazı mineral ve vitamin eksikleri ve gıda allerjileri olabilir. Özellikle selenyum, çinko, ve demir eksikliği varsa bunların tedavisi kilo vermeniz açısından çok önemlidir.

Bazen TSH hormonu normal olduğu halde kilo veremeyen hastalarda anti-TPO antikoru yüksek olabilir. Anti-TPO antikor yüksekliğinde tiroit bezinin çalışmasında hafif bozukluklar olabilir. Çok hassas TSH ölçümleri ile bu durum anlaşılabilirse de gizli tiroit yetmezliğin tanısı için TRH testi yapılabilir. TRH sonrası 25nci dakikada TSH 15’den yüksek çıkarsa tiroit bezi az çalışıyor demektir.

Özetle; tiroit yetmezliği olan kişiler kilo veremiyorsa şu nedenler araştırılır:

1. İlaç yeterince alınıyor mu? TSH düzeyi istenen seviyede mi? TSH düzeyi 1-1.5 düzeyine indirmekle kilo verme sağlanabilir.

2. Gıda allerjisi olup olmadığını araştırmak gerekir. Gıda allerjisi varsa kilo vermede sıkıntı olur.

3. Kanda insülin düzeyine bakılır. İnsülin yüksek ise ona yönelik tedaviler uygulanır.

4. Kalori azaltılmasını yeterince yapmamış olabilirsiniz

5. Selenyum, B vitamini, yağ asitleri, magnezyum ve kalsiyum eksikliğiniz varsa kilo veremezsiniz

6. Psikolojik stres varsa düzeltilmelidir. Stresi olan kişilerin kilo vermesi zordur.

7. Kanda anti-TPO antikoruna bakılır. Yüksek ise ona yönelik tetkik ve tedaviler yapılır.

8. Diğer hormon bozuklukları olup almadığı araştırılır (Kortizol eksikliği, yumurtalık kistleri, prolaktin hormon yüksekliği, kan kalsiyum azlığı gibi).

Gerginliğinizi Gideren Diyet

Bol Tahıllı kahvaltı. Müsli (Yulaf ezmesi, buğday, elma kurusu, fındık, ceviz, badem, keton tohumu, mısır gevreği)

ılık süt

Müsliye tarçın katılabilir.

Ara Öğün
Elma kompostosu (Az şekerli yapılmalı)

ÖĞLEN
Bol yeşil salata (Salataya fesleğen, nane katılabilir.)

Orta büyüklükte beyaz et veya yoğurt, peynir veya omlet.

Ara Öğün
Bir bardak ayran. Bir-iki saat sonra meyve veya komposto (Çok az şekerli)

AKŞAM
Karbonhidrat (Makarna, pirinç)

Sulu yeşil sebze

Bakliyat (Mercimek, fasulye, nohut, soya)

yemeklere zencefil katılabilir. Akşam yemeğinden sonra, taze meyve, üç-dört adet badem, üç-dört adet fındık yemeli. Gün içerisinde rezene çayı, ılık veya sıcak

Mide balonu

Aşırı şişmanlık (obezite), birçok önemli rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olan ciddi bir sağlık problemidir. Yapılan diyetler, egzersizler ve kullanılan ilaçlarla zayıflamak her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle mideye yerleştirilen ve aşırı şişmanlığa çözüm getiren yöntemlerden biri olan mide balonu üretilmiştir.

İntragastrik Balon Nedir?

Mideye yerleştirilen balon, ilk defa 1982 yılında ünlü kalp cerrahı Debakey tarafından geliştirilmiştir. İlk kullanım amacı obes kalp hastalarını cerrahi operasyonlar öncesinde zayıflatmak ve böylece ameliyat risklerini en aza indirmektir.

Günümüzde mevcut iki adet silikon mide balonu mevcuttur. Bunlardan ilki, uzun süredir kullanılan Amerika menşeli Inamed firmasının ürettiği BIB sistemi olup, 750 gram ağırlığındadır ve serumla doldurulmaktadır. Nispeten daha yeni olan ve havayla doldurulan Heliosphere ise Fransız Helioscopie firması tarafından üretilmektedir. Her iki balon da, hastanın midesinde bir kitle etkisi oluşturup tokluk hissi yaratarak etki gösterir.


Hasta Seçimi

Balon uygulanacak obesite hastasının vücut kitle indeksi (VKİ=vücut ağırlığı/ boyun metre cinsinden karesi) 30-40 arasında veya daha fazla olmalıdır.
Hasta en az beş yıldır obes olmalıdır.
Balon uygulama kararı diyet, egzersiz ve ilaç tedavilerinden sonuç alınamamış obes hastalarda veya yapılacak cerrahi operasyonlar öncesinde bir seçenek olarak önerilmelidir.
Uygulamaya engel herhangi bir tıbbi durum olmamalıdır.

Mida Balonu Uygulaması

Balon, endoskopi yardımı ile ağız yoluyla yemek borusundan geçirilerek, endoskopik gözetim altında mide içine yerleştirilir. İşlem tamamen kansızdır ve hafif bir anestezi altında gerçekleştirilir. Genellikle hastanın entübe edilmesi, yani nefes borusuna tüp yerleştirilmesi gerekmez.

Obez hasta, midesinin içine balon konulmadan önce uygulamayı yapacak kişi tarafından mutlaka olabilecek olumsuzluklara karşı bilgilendirilmelidir. Mide içine balon konulmadan önce uygulamayı yapacak olan doktor, mide içini endoskopik olarak kontrol etmeli ve bir engel olmadığına karar verdiği takdirde balonu koymalıdır. Mide içine ağızdan sönük olarak gönderilen balon, mideye ulaştırıldığında ucuna bağlı tüp aracılığıyla yaklaşık 900 cc havayla doldurularak şişirilir ve bağlı olduğu tüpten kolayca ayrılarak mide içinde bırakılır.

Mide Balonu Kimlere, Niçin ve Ne Zaman Uygulanır?

Balon, şişmanlığın geçici tedavisinde kullanılır. Şişmanlığa bağlı başka hastalık risklerini (Tip II diyabet, damar hastalıkları, eklem hastalıkları gibi..) önemli ölçüde azaltması açısından hastaya büyük yarar sağlar. Kilo kaybına ve kaybedilen kiloların korunmasına yardım eder.
Şişmanlık cerrahisi öncesinde, ameliyat olacak hastaların ameliyat öncesinde zayıflatılması cerrahi risklerin azaltılmasına yardımcı olur.
Balon çıkartıldıktan sonra şişman kişinin kilo kaybının bir diyet programıyla devam etmesi sağlanmalıdır.
Balon midenin içinde altı aydan fazla kalmamalıdır.
Gerekli sürenin sonunda balon mideden endoskopik olarak çıkartılır.
Bu yöntem, şişman kişinin altı ay içinde %20-25 civarında kilo kaybetmesini sağlar. Ayda en az 2-3, 6 ayda ise 15 kilo kaybı sağlanabilmektedir. Diyet ve egzersiz programlarının düzenli uygulanması ile 30-40 kiloya kadar kayıp beklenebilir.
Balon uygulanacak hastaların uyumlu kişiler olması, tedavinin başarılı olması bakımından önemli bir koşuldur. Hasta yeme alışkanlıklarını ve yaşam tarzını değiştirme konusunda istekli ve kararlı olmalıdır.

Mide Balonu Yöntemi Kimlere Uygulanmaz?
Yemek borusunda iltihap ve ülser gibi hastalıkları bulunan veya daha önceden mide -bağırsak sisteminden ameliyat geçirmiş obes kişilerde,
Bağırsakların iltihabi hastalıklarında,
Laparotomili (karın ameliyatı geçirmiş) hastalarda,
Ciddi laparoskopi ameliyatı geçirmiş hastalarda,
Mide fıtığı olan obez kişilerde (Bu durum havayla şişirilen Heliosphere TM ile göreceli hale gelmiştir.)
Mide -bağırsak sisteminden kanaması veya kanama eğilimi olan obez kişilerde,
Uyuşturucu bağımlısı veya alkolik kişilerde,
Yaşı 16’dan küçük, 60 yaşından büyük obeslerde,
Romatizmal ağrı kesici, kan sulandırıcı veya sistemik kortizon kullanan kişilerde,
Mental bozukluğu olan obez kişilerde (psikiyatri uzmanının kontrolünde üç ay kullanılabilir),
Vücut kitle indeksi uygun olmayan şişmanlarda sadece kozmetik amaçla bu yöntemin kullanılmaması gerekir.

Mide Balonu Uygulamasını Kim Yapar?
Gastroenterologlar ya da endoskopi konusunda tecrübeli ve ideali, obezite cerrahisi ile ilgili genel cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilen bu uygulamanın öncesinde ve sonrasında endokrinoloji, diyet ve psikiyatri uzmanlarının da desteği alınır.